Türkiye
CHP: Vatandaşlar ile Parti Arasındaki Artan Kopuş

Yücel: "Vatandaşlar ile partiler arasındaki artan kopuş, Türkiye'nin en köklü partisi CHP üzerinden somut biçimde gözlemlenebilir."

Teilen

Nabi Yücel

Vatandaşlarla partiler arasındaki giderek derinleşen kopuş, Türkiye’nin en köklü partisi CHP üzerinden somut biçimde gözlemlenebilir. Cumhuriyet Halk Partisi, 38. Olağan Kurultay’ın ardından ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun genel başkanlıktan uzaklaştırılmasının akabinde tüm enerjisini yalnızca Türkiye meselelerine adayacağını ilan etmişti. Ancak yaşananlar bambaşka bir seyir izledi.

Mayıs ayının ortasında Ankara’da bir mahkeme, ikinci derece kararıyla 2023’te gerçekleştirilen 38. Olağan Kurultay’ın iptali ve buna bağlı olarak CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in görevden alınması gerektiğine hükmetti. Kararın kesinleşmesine kadar geçerli olmak üzere, önceki genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu göreve iade edildi.

Özel, tüm umutlarını Yargıtay’a bağlamış durumda; ancak karar kesinleşene kadar genel başkanlığı bırakmaya yanaşmıyor. Bunun yerine apar topar grup başkanlığına seçildi. CHP’nin fiili yönetimi ise kamuoyu önünde olduğu kadar Atatürk’ün huzurunda ve Türkiye Büyük Millet Meclisi kürsüsünde de açık bir çatışma çizgisi benimsedi.

Sosyal medyayı ve partiye yakın yayın organlarını aktif biçimde kullanan Özgür Özel, hem iktidara hem de meşruiyeti mahkeme kararıyla tescillenmiş CHP liderliğindeki „hainlere“ yönelik saldırılarını sürdürüyor. Bugün meclis grup toplantısında yeniden harekete geçti: „Siz bizi nasıl tanıyorsanız, biz hâlâ buyuz. Sadece taş yarmayı, dost ile düşmanı ayırt etmeyi biraz daha iyi öğrendik.“ Toplantı salonunda ise grup üyeleri „Hain Kılıçdaroğlu“ sloganları attı.

Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu’nun eski hamisi bir „hain“ mi? Kılıçdaroğlu her ne kadar isim vermekten kaçınsa da gölge partide Gülenist yapılanma kalıntılarının yuvalandığını ima eden açıklamalar yapıyor.

Geçen hafta yaptığı kısa açıklamada Kılıçdaroğlu, yeterince kararlı bir yolsuzluk ve rüşvet mücadelesi yürütemediğini, Gülenistleri eleyemeden bünyeye kabul ettiğini itiraf etti. Kimi kastettiği konusunda ise Türk televizyonlarında ve sosyal medyada tartışmalar sürüyor.

Öte yandan Özgür Özel’e yakın isimlerin taraftarları, meşruiyeti mahkeme kararıyla tescillenen parti liderliğini topa tutmaktan geri durmuyor; bunun için 2016 darbe girişimi gecesindeki tutumlarını kalkan olarak öne sürüyorlar. Bu karşı atak, iç savaşın tüm çıplaklığıyla gözler önüne serilmesinden başka bir anlam taşımıyor.

İşte tam da bu noktada bir trajik komedi sahnesiyle karşı karşıyayız: Tüm CHP, birden darbe girişiminin gerçek faillerini hatırlamaya başlamış gibi davranıyor. Oysa Özgür Özel de Kemal Kılıçdaroğlu da darbenin hemen ardından „kontrollü darbe“ tezini savunmuş, hükümetin parmağı olduğu iddiasına kapı aralamışlardı. Peki şimdi bütün bunlar mı unutuldu?

Evet, bu mümkün — kendi seçmen kitlesini filtre baloncuklarında ve yankı odalarında beslerken, devlete, yargıya ve hükümete olan güveni yıllarca sistematik biçimde aşındırdıktan sonra bu mümkün. Bu kapanma ortamında farklı görüşlere yer kalmıyor. Bilgi alışverişi neredeyse tamamen ortadan kalkmış durumda. Gölge parti liderliği de bu sayede her türlü uzlaşı önerisini ve katılım çağrısını kolaylıkla reddedebiliyor, uzatılan eli sertçe geri itebiliyor.

Asıl sorunun kaynağını sormak gerekiyor: Gölge liderlik, partinin bu bataklığa nasıl sürüklendiğini irdelemek yerine Kılıçdaroğlu’nu CHP’den ve siyaset sahnesinden silmeyi, onu ve destekçilerini siyasi açıdan işlevsiz kılmayı hedefliyor. Bu tablonun karşısında insan sormadan edemiyor: Bu liderlik, Yargıtay’ın olası kesin kararını nasıl karşılayacak?

„Demokrasiyi yaşatma“ ve tüm gücü yalnızca Türkiye’ye adama söyleminden artık çok az şey kalmış durumda. Bunun yerine yargı kararlarını tanımak yerine Avrupalı hükümetlerden destek çağrısı yapılıyor — vatandaşların büyük bölümü bu tutumu giderek artan bir rahatsızlıkla izliyor.

Kılıçdaroğlu’nun ve yaklaşık yirmi kişilik eski yönetim kadrosunun „hain“ olarak damgalanması ise kamuoyunda artık ironik bir tebessümle karşılanıyor. Bununla birlikte, görüş bildirme cesareti gösterenler de hedef alınıyor — başta eski CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın kızı Aslı Baykal olmak üzere.

Aslı Baykal ile çeşitli siyaset gözlemcileri, gölge liderliğin mahkeme kararını yorumlama ve kamuoyuna aktarma biçimini sert bir dille eleştiriyor. Nedensellik bağı kurulurken sorunun kaynağı yine hükümet ya da medya çevrelerinde aranıyor; oysa sormak gereken asıl soru şu: 38. Olağan Kurultay ve Kılıçdaroğlu’nun görevden alınması hukuka uygun olsaydı ve hiçbir delege rüşvet almamış ya da dağıtmamış olsaydı, bu mesele neden mahkemelere taşındı?

Sanki Aslı Baykal’ın bu soruyu önceden öngörmüş gibi, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı hâkim kararıyla 38. Olağan Kurultay’a katılan tüm delegelerin ve birinci derece yakınlarının incelenmesine hükmetti. Maliye Bakanlığı verilerinin, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) kayıtlarının ve Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) belgelerinin taranacağı açıklandı.

Geleceği görmek için bir kristal küreye ihtiyaç yok: Partinin, siyasi ve hukuki sonuçları bugünden öngörülmesi son derece güç bir sürecin henüz başında olduğu anlaşılıyor. Yolsuzluk, oy satın alma ve rüşvete ilişkin iddialar artık sıradan bir iç güç mücadelesinin çok ötesine geçmiş ve CHP’yi uzun süre meşgul etmeye devam edecek bir boyut kazanmıştır.

Açıkçası bunun anlamı şu: Türkiye jeopolitik krizler, ekonomik güçlükler ve toplumsal gerilimlerle boğuşurken CHP yalnızca kendisiyle meşgul. 38. Kurultay’ın ardından tüm gücünü yalnızca Türkiye’ye adayacağını ilan eden o partinin bugün siyasi dikkatinin büyük bölümünü iç çekişmelere, hukuki süreçlere ve kendi içinde ürettiği çatışmalara harcadığını görmek, derin bir ironi olmaktan öteye geçmiyor.

 


Köşe yazıları yazarların görüşlerini yansıtmakta olup NEX24‚ün tutumunu temsil etmeyebilir


BU DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Wall Street Journal: Türkiye’nin durdurulması gerekiyor

Auch interessant

Türkei: Monumentales römisches Schwimmbecken freigelegt

Aydin - In der Westtürkei ist Archäologen ein sensationeller Fund gelungen, der faszinierende Einblicke in die hochentwickelte Sport- und Ingenieurskultur des Römischen Reiches gewährt. Wie...

USA: Distanzierung von Israel künftig „fast unmöglich“

Washington - In Washington hat sich ein erbitterter politischer Streit um das künftige Verhältnis zwischen den Vereinigten Staaten und Israel entzündet. Die Demokraten im US-Senat...

Türkei: EU wichtigster Partner für Exporte

Istanbul - Die wirtschaftliche Verflechtung zwischen der Türkei und der Europäischen Union hat im ersten Halbjahr 2026 an Intensität zugenommen. Wie aus den aktuellen...

Gaza: Drohnentod von Mohammed al-Wahidi

Ein Gastkommentar von Susanne Mattner Keine Sorge – er war gar nicht gemeint Was für eine Erleichterung. Mohammed al-Wahidi, der Organisator des Public Viewings, bei dem...

„Parents‘ Night Out“: Mamdani führt kostenlose Abend-Kinderbetreuung ein

New York - Der neue New Yorker Bürgermeister Zohran Mamdani hat mit der Einführung des stadtweit ersten „Parents' Night Out“-Programms eine weitreichende Entlastung für...

Headlines

Freihandelsabkommen zwischen der Türkei und Ukraine

Kiew - Die Türkei und die Ukraine werden ihre bilaterale Zusammenarbeit trotz des anhaltenden Konflikts im Osteuropa weiter intensivieren....

JD Vance wirft Israel Manipulation im Iran-Krieg vor

Washington - US-Vizepräsident JD Vance hat Israel vorgeworfen zu versuchen die Meinung der Amerikaner zu beeinflussen um den Iran-Krieg...

USA: Distanzierung von Israel künftig „fast unmöglich“

Washington - In Washington hat sich ein erbitterter politischer Streit um das künftige Verhältnis zwischen den Vereinigten Staaten und...

Susanne Mattner zu Kindstötungen in Palästina

Ein Gastkommentar von Susanne Mattner   Wir hören die Berichte eines ehemaligen israelischen Scharfschützen. Wir hören die Aussagen eines rechtsextremen Knesset-Mitglieds....

Meinung

Freihandelsabkommen zwischen der Türkei und Ukraine

Kiew - Die Türkei und die Ukraine werden ihre bilaterale Zusammenarbeit trotz des anhaltenden Konflikts im Osteuropa weiter intensivieren. Dies erklärte der türkische Außenminister...

Muslime trauern um Gerhard Abdulqadir Schabel

Berlin - Die muslimische Gemeinschaft in Deutschland trauert um eine ihrer prägendsten und engagiertesten Persönlichkeiten der vergangenen Jahrzehnte. Wie die Hilfsorganisation muslimehelfen offiziell bekannt...

Odadaki Son Yetişkin Olarak Türkiye

Konuk Yazar Nabi Yücel Mevcut durumda Türkiye, Orta Doğu'nun – ve çok daha ötesinin – jeopolitik manzarasında neredeyse nesli tükenmekte olan diplomatik bir tür; yani...

Araştırma: Dini İnanç, Gençleri Kaygı Bozukluklarından Koruyan Temel Bir Faktör

Almanya - Bochum Ruhr Üniversitesi (RUB) tarafından yürütülen güncel bir araştırma, dini inancın çocukların ve gençlerin ruh sağlığı için kritik bir koruyucu faktör olduğunu...

Geleceğin Cumhurbaşkanı: Hakan Fidan

Polat Karaburan Recep Tayyip Erdoğan, yarım asrı aşkın bir süredir Türkiye’nin siyasi hayatına yön veriyor. 1976 yılında merhum Necmettin Erbakan’ın siyasi hareketinde filizlenen bu yolculuk,...